Genital siğiller, hem erkeklerde hem de kadınlarda görülen ve cinsel yolla bulaşan HPV enfeksiyonunun bir belirtisi olarak kabul edilmektedir. Bu siğiller ayrıca condyloma acuminata olarak da adlandırılır. İnsan papilloma virüsü (HPV) 200’den fazla farklı türe sahiptir ve bunlardan 40’ı genital siğillere yol açabilir. Genital siğillerin en yaygın nedenleri HPV 6 ve HPV 11 türleridir ve bu türler kansere sebep olmaz.
Özellikle kadınlar, vücutlarında diğer HPV türlerine de maruz kalabileceğinden, Pap smear gibi testlerin yapılması gerekmektedir. Genital siğiller, ciltte açık veya koyu kahverengi leke şeklinde yumrular olarak görünebilir. Tek bir siğil olabileceği gibi, karnabahara benzeyen çok sayıda siğil de ortaya çıkabilir. Bazen siğiller, benlerle karıştırılabilir veya gözden kaçabilir. Cinsel ilişki sırasında kaşınma veya kanama gibi rahatsızlıklar yaratabilirler.
İnsanların yaklaşık yüzde 60’ının hayatlarının bir döneminde HPV’ye maruz kalabileceği tahmin edilmektedir. Virüs vücuda girdikten sonra genellikle bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır. Baskılanmadığı durumlarda, genital siğillere yol açan tiplerin enfeksiyondan ortalama 1 yıl sonra belirtiler göstermeye başladığı görülmektedir.
HPV virüsü, belirtileri olsa bile olmasa da vücutta bulunduğundan, başkalarına bulaşma riski her zaman vardır. Bu nedenle HPV’nin ne zaman ve kimden bulaştığını belirlemek mümkün değildir. Genital siğillerin erken teşhisi, tedavi sürecini kolaylaştırır. Siğillerin boyutlarına bağlı olarak tedavi yöntemleri arasında kremler, çeşitli yanık tedavileri veya cerrahi müdahaleler bulunmaktadır.
Genital siğiller, nüfusun yaklaşık %1’inde görülmektedir ve bu oran 20’li yaşlarda %7’ye kadar çıkmaktadır. Rahim ağzı kanseri aşısına sahip olunsa bile tarama programları devam etmelidir. 21 yaşından itibaren kadınların her üç yılda bir smear testi yaptırması önerilmektedir.
HPV ve PAP smear testlerini birleştiren tarama testi, 30 yaşından itibaren önerilir. Her iki test sonucu da normal çıkarsa, beş yıl içerisinde rahim ağzı kanseri veya kanser öncesi lezyon gelişme riski %0,08’e düşmektedir.

Dünya genelinde yaygın olarak uygulanan ve bazı ülkelerde çocuk yaşta yapılan HPV aşısı, virüsün en fazla kansere yol açan türleri olan HPV 16 ve 18’e karşı koruma sağlar. Dört değerlikli aşı aynı zamanda genital siğillere yol açan 6 ve 11 türlerine karşı da korunma sunmaktadır. Bu aşı, rahim ağzı kanserine karşı %90 oranında koruma sağlarken, siğillere karşı da benzer bir koruma sunar.


Genital siğiller görünüm olarak çok tipiktir. Genital siğillerin tanısı bir dermatolog tarafından siğillerin incelenmesi ile konulabilir. Ayrıca jinekologlar ve ürologlar tarafından da teşhis edilebilir. Kadınlarda genital siğiller yıllık jinekolojik kontrolünüz sırasında bulunabilir.
Genital siğiliniz varsa, tedaviniz tamamlanana kadar cinsel ilişkiye girmemeli ve partnerinizi bilgilendirmelisiniz. Kadınlarda HPV rahim ağzı kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle, genital siğillerin ve diğer HPV tiplerinin varlığını kontrol etmek için aşağıdaki testler yapılacaktır:
Jinekolojik muayene sırasında, özel bir fırça veya spatula kullanılarak vajina girişinden bir örnek alınır. Bu ağrısız bir işlemdir. Rahim ağzında herhangi bir hücresel değişiklik olup olmadığını belirlemek için kullanılır. Smear testi tek başına kanser teşhisi için yeterli değildir. Pozitif bir smear, bir sorun olduğunu ve tanısal testlerin yapılması gerektiğini gösterir.
Pap smear anormal çıkarsa, HPV’nin kansere neden olma olasılığı araştırılacaktır.
Büyüteçli bir ışık kullanılarak vulva, vajina ve serviksin incelenmesidir.
Kansere neden olabilecek hücrelerdeki değişiklikleri kontrol etmek için rahim ağzından doku alınır.
HPV enfeksiyonu için vücudunuzdan tamamen uzaklaştırabilecek bir tedavi mevcut değildir. Ancak, genital siğiller çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilir. Tedavinin amacı yalnızca siğilleri yok etmek değil, aynı zamanda siğilin bulunduğu dokuyu tamamen temizlemektir.
Genital siğiller, kremler, kriyoterapi (yakma yöntemi) ya da büyükse cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.
Bu tedavi yöntemleri, siğil dokusunu kimyasal olarak yok eden ilaçlardır.
Narkoz ve hastanede yatış gerektiren klasik cerrahi uygulamalarının yan etkileri ve genital siğil tedavisi sonrası oluşabilecek izler konusunda endişeler nedeniyle, alternatif tedavi yöntemlerine daha fazla ilgi gösterilmektedir.
Bu yöntem, siğilin sıvı nitrojen kullanılarak dondurulmasını ve yok edilmesini sağlar. Anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
Bu işlem, siğillerin elektrik akımı ile yakılmasını içerir ve uygulama sırasında bölge lokal anestezi ile uyuşturulur.
Bu tedavi, lazer ışınlarıyla yapılan ısıtma ve buharlaştırma işlemini içerir. Lazer, siğilin üzerine odaklanarak tabanın ısınmasını sağlar ve bu süreçte çevredeki dokulara zarar verilmez.
Bu işlem genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilir ve cerrah, siğilleri tek tek çıkarmaktadır. Tedavinin ana hedefi, siğillerin bulunduğu alttaki dokunun tamamen yok edilmesidir.
Tüm bu tedavi yöntemleri mevcut siğillerin iyileşmesini sağlar. Ancak siğiller yıllar süresince devam edebilir. Bu nedenle, bireyin bağışıklık sistemindeki değişikliklere bağlı olarak siğiller yeniden ortaya çıkabilir.
Şu an için erkeklerde HPV’nin varlığını tespit edebilen bir test mevcut değildir. Siğiller genellikle peniste, skrotumda, anüs çevresinde ve kasık bölgelerinde gözlemlenir. Penis üzerinde ve etrafında siğiller, benler, şişlikler, yaralar, ülserler, beyaz lekeler ya da diğer anormal yapılar var ise, bir uzmana danışmak önemlidir.
Genital siğillere neden olan HPV türleri, kansere yol açabilen türlerle aynı değildir. Diğer türler penis, anüs, ağız ve boğaz kanserleri ile ilişkilendirilebilir. Bununla birlikte, HPV’nin önlenmesi erkekler için önem taşımaktadır çünkü virüs, penis, anal bölgeler ve baş-boyun kanserleri gibi nadir kanserlerle ilişkilidir.
Erkeklerde genital siğiller, ilaç tedavisi, cerrahi müdahale, yakma ya da dondurma yöntemleri ile tedavi edilebilir.
Genital siğiller için yapılan cerrahi müdahale, operasyonla ilgili komplikasyonlara yol açabilir. Cerrahi komplikasyonlar şunlardır:
Tedavileri harmanlayarak hastalarını cerrahi ameliyatlardan kurtan Op. Dr. Yasir Gözü Lazer tedavi yöntemi on binlerce hastası aynı gün, günlük yaşantısına devam etmesine olanak tanıdı.