Pilonidal Sinüs Kendiliğinden Geçer Mi? Kıl Dönmesi Tekrarlar Mı?

Pilonidal Sinüs Kendiliğinden Geçer Mi? Kıl Dönmesi Tekrarlar Mı?

Pilonidal sinüs anatomik yapı olarak bakıldığı zaman regio sacralis (kuruk sokumu bölgesinde) görülmektedir. Adını da buradan alır. Kıl anlamına gelen pilus ve yuva anlamını ifade eden nidüs kelimelerinin birleşmesinden kaynaklanarak ortaya çıkan kıl yuvasıdır. Kıl dönmesi adı verilen bu hastalığın epidemiyolojisine baktığımız zaman hastalık 15-35 yaş aralığında görülmesi daha da sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat 17-27 yaşlar arasında çıkması daha da artmaktadır. 45 yaş ve üzerindeki bireylerde görülmesi ise çok nadir yaşanmaktadır.

Kıl dönmesi semptomlarının ortaya çıkış yaşı olarak bakıldığı zaman ise 20 yaş ve bu hastalıktan hastaların bir hekime danışarak tedavi için başvurma yaşları ise 25 yaş ve üzeri olarak araştırılmıştır. Hastalığın erkek adaylarda daha çok görülmesindeki neden ise, kıl açısından daha yoğun bir vücuda sahip olmalarından ve kıl köklerinin bayanlara oranla daha sert olmasından kaynaklı olarak hastalığın oluşmasına sebebiyet veren dış etkenlere maruz kalmanın fazla olmasıdır. Bu da yine kıl yoğunluğunun fazla olmasından kaynaklanmaktadır.

Kıl dönmesi rahatsızlığı, genellikle beyaz tenli kişilerde yaşanması daha nadir görülmektedir. Çünkü beyaz tenli kişiler de vücutları daha az kıl yoğunluğuna sahiptirler ve kıl kökleri daha yumuşak şekilde vücutta belirirler. Bunun dışında sarışın bireylerin vücutlarında kıl köklerinin sert yapı ile ortaya çıkması intergluteal sulkus adını vermiş olduğumuz iki kalça arasındaki boşlukta sıklıkla yer edinmektedir. Vücutlarında sadece bu bölgede daha sert yapıda kıl tanecikleri çıkmaktadır. Zenci bireylerde ise kıl dönmesi rahatsızlığı çok az rastlanılmaktadır. Nedeni ise çok az kıl yapılarına sahip olmaları ve kıvırcık kıl yapılarına sahip olmalarından kaynaklı olarak da delme fonksiyonlarını yapmamalarındandır.

Kıl dönmesi hastalığının kuyruk sokumu bölgesinde çıkmasındaki neden bölgenin iki düz arasında kalması ile burada kıl demetlerinin altta doğal olan derinin canlı bir hücre olmasından kaynaklı olarak emme kuvvetinin yaşanarak tek bir noktaya toplamasıdır. Bu özellik insan vücudunun başka hiçbir bölgesinde bir arada bulundurmamaktadır.

Patojenik (hastalık yapan) etki gösteren tüy veya kıl tanecikleri vücuttan dökülen kıllardan sorumludurlar. İnsan vücudundaki kıl yapılarını bir çam ağacına benzetilmektedir. Yan çıkışları ile tek yöne doğru ilerleyerek hareket edebilen özelliğe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Uç kısmı deriye girdiği anda geriye çıkışı olmaz. Matkap gibi deri altında ilerleyerek zamanla ilerleyerek, oraya yerleşir. Vücut ise cilt altına yerleşim göstermiş olan bu kıl taneciklerine yabancı bir cisim olarak görerek reaksiyon geliştirir. Bu şekilde enflamasyonlu bir şişlik doğurması enfekte ile apseyi oluşturur. Apse ise cilt altındaki mukozal membran doku altına açılarak pilonidal sinüs hatalığını ortaya çıkartır. Apse içerisinde kıl yumaklarının olmaması, oluşan kıl taneciklerinin vücut dışından duş alırken, ense, saç gibi bölgelerden geldiğini destekliyor olmaktadır.

 

Kıl Dönmesi Neden Olur? Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

 

Kıl Dönmesi Kendiliğin Geçer Mi?

Pilonidal sinüs içerisindeki kıllar bakteriyel enfeksiyonun etkisi ile cilt altında apse oluşturur. bu hatalığın ilk belirtileri arasında ise bu apse oluşumunun yaşanıyor olmasıdır. Akut dönemde ortaya çıkan bu apse belirtisi dışında intergluteal sulkus bölgesinde ele gelen şişlik, sertlik, kızarıklık, ağrı ve bölgedeki hassasiyet ortaya çıkar. Apseye bağlı olarak da yüksek ateş, mide bulantısı, kusma ve halsizlik ile karşılaşılır. Çeşitli mikroorganizmaların, bakterilerin nedeni ile oluşan apsenin tedavi edilmesi gerekmektedir. İlaçla, ameliyatlı veya ameliyatsız olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu bakterilerin sebep olduğu enfeksyon kendi haline bırakılınca geçebilen türde yer almamaktadır. Bu nedenle mutlaka tedavi olunması gereken bir hastalıktır. Geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı ile tedavi edilmesi yeterli gelmemektedir.

Apsenin kendiliğinden drene edilmesi o bölgeden kendiliğinden çıkmasını beklemek veya kötü yapılan cerrahi müdahale sonucunda tam anlamı ile iyileşme sağlamamaktadır. Bazı hastalar ağrısız yalnızca kötü kokulu akıntı olarak da tarif edebilmektedirler.

Kıl dönmesi hastalığı kişilerde zaman zaman belirtiler göstererek, alevlenir duruma gelerek apsede artış gözlenir. Fakat bu dönemde hastalar sıklıkla kendiliğinden geçmesini beklerler. Bazen ise bilinçsizce yapılan apsenin patlatılması ile iyi hissetmelerine rağmen belli bir süre sonra alevlenerek atak halinde tekrar bu apse ile karşılaşılır.

Tedavi edilmediği sürece hayat boyu karşılaşılacak olan bu hastalık kronik bir hale gelmektedir. böylelikle kronik enfeksiyon rahatsızlığı ile karşılaşırlar. Yaşattığı belirtileri sıklıkla yaşayarak, yaşam konforlarının düşmesine sebep olurlar. Şiddetli ağrılara ve iş gücünün kaybına yol açmaktadır. Yaşanan akıntı kişiyi olumsuz etkileyerek psikolojik olarak da rahatsızlığa sürüklemektedir. Tekrarlayan iltihap kemik dokusuna ilerleyerek, yayılabilir ve bazen ise nadiren de olsa anal kanala yerleşerek rektumdan fistül rahatsızlığının oluşmasına sebep olur.

 

Kıl Dönmesi Tedavisi ve Pilonidal Sinüs Ameliyatı İle İlgili Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayınız.

 

Pilonidal Sinüs Tekrar Eder Mi?

Bu hastalığın tanısı çok zor değildir. Bu nedenle sadece alanında uzman bir hekim tarafından muayene sonucunda bile teşhisi rahatlıkla tanımlanabilmektedir. Giriş delikleri bir veya birden fazla olarak ortaya çıksa da kıl dönmesi hastalığının muhakkak tedavi edilmesi gerekmektedir.

Kıl dönmesi hastalığının tedavisinin yapılmaması aslında yangına körükle gitmek deyiminin anlamını tam anlamı ile taşımaktadır. Çünkü tedavisi edilmeyen apse oluşumu sürekli olarak kendini tekrarlar ve enfeksiyon oluşumu süreklilik sağlar. Vücut yapısında kronik halde olan enfeksiyon oluşumu kişiyi oldukça rahatsızlık verir. Vücutta iltihap barındırmak vermiş olduğu şikâyetleri tekrar yaşamak anlamına gelir. bu nedenledir ki tedavi edilmeyen kıl dönmesi hastalığı celallendirilmiş olan bir hastalık olarak karşımıza çıkar. Bu duruma mehil vermeden karşılaşıldığı ilk anda tedavi edilmesi gerekir.

Pilonidal sinüs hastalığının tedavisinin doğru ve düzgün bir şekilde emin ellerde yapılması gerekir. Bunun içinde yalnızca bu alanda hizmet veren proktoloji hekimlerine danışmak gerekmektedir. proktoloji alanı makat ve makat bölgesinde karşılaşılan hastalıklara bakmaktadır. Kıl dönmesi işleminin basit ve kolay bir şekilde yapılması, hastanede yatmaya ihtiyaç duyulmadan, ağrısız ve acısız bir şekilde, lokal anestezi altında hastalığın tedavi edilmesi hasta için en doğru olan yöntem olarak bilinir. Günümüz teknolojinde ise bu yöntem ve tedavi şekli ameliyatsız olarak lazer ile uygulanabilmektedir. Bu tedavi şeklinde hasta çok kısa sürede günlük yaşantısına geri dönmektedir. Böylelikle ise tedaviden sonra hastalığın nüks oranı daha da az gerçekleşmektedir. 

Apse sonucu ile oluşan kıl dönmesi hastalığında apsenin mutlaka boşaltılması gerekir. Tedavisi gerçekleşmeyen apse, sürekli olarak kişide enfeksiyona yol açabilir.

 

Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623