Kıl Dönmesi Başlangıcı Nasıl Olur ve Nasıl Anlaşılır?

Kıl Dönmesi Başlangıcı Nasıl Olur ve Nasıl Anlaşılır?

Kıl Dönmesi Başlangıcı Nasıl Olur?

Kıl dönmesinin tıp dilindeki adı pilonidal sinüs olarak geçmektedir. Literatürde pilonidal “kıl yuvası” anlamına gelip, sinüs ise “boşluk, çukurluk” olarak geçmektedir. Kıl dönmesi, vücutta özellikle sırttaki kılların ya da saçların dökülmesi ile kuyruk sokumu bölgesine yerleşim gösteren kılların, zamanla kişinin oturup kalkma hareketleri ile iki kaba etin hem zemine hem de birbirlerine sürtünmesi sonucunda zamanla cilt yüzeyinde bir matkap görevi görmeye başlar. Sürtünme sebebiyle matkap gibi deriye temas eden kıllar, cilt üzerinde oluşturdukları giriş delikleri ile cilt altına yerleşim göstererek deyim yerindeyse orada bir yuva kurarlar.

Vücudumuz kendini yabancı maddelerden korumak için geliştirdiği savunma sistemi ile kılları bir bölgeye hapseder ve onları yok etme amacı ile bölgenin iltihaplanmasına neden olur. Neticede kılların cilt altında oluşturduğu bölge apseli bir şişliği oluşturmuş olacaktır. Zamanla akıntı ve ağrı şikâyetleri vermesi ile beraber kılların açtığı giriş deliği sebebiyle bölgeye biriken yeni kılların cilt altına yerleşimi çok daha kolay olacaktır.

 Kıl dönmesi yani pilonidal sinüs; çoğunlukla kişilerin kuyruk sokumu (intergluteal sulkus) bölgesinde görülürken;  göbek, bacak, kasık ve koltukaltı bölgelerinde de meydana gelebilmektedir.

 

 

Kıl Dönmesi Nerede Olur?  Bacakta Kıl Dönmesi Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

 

Kıl dönmesi çoğunlukla “genç yaş hastalığı” olarak bilinmekle beraber özellikle bu rahatsızlığın 15-35 yaşları arasında daha sık görüldüğü gözlemlenmiştir.  

Kıl dönmesi rahatsızlığının başlangıç aşaması aslında kişinin hayat düzeni ve kişisel bakımı ile oldukça ilgilidir. Öyle ki kıl dönmesi rahatsızlığının oluşmasına neden olan belki de en önemli ve en etkili faktör “hijyen” kuralının tam anlamıyla yerine getirilemiyor olmasıdır. Öncelikle kişinin kıl yoğunluğu olan bölgelerdeki kılların düzenli olarak alımını gerçekleştirmesi oldukça önemlidir. Bu noktada ise dikkat edilmesi gereken detay olarak, kılların alımı gerçekleştirilirken tercih edilen yöntemdir. Tıraşla gerçekleştirilen kıl alımı, ne yazık ki kıl dönmesi rahatsızlığında bir etken olabiliyor. Tıraş ile alınan kıllar zamanla çok daha sert ve gür çıkacağı için dökülen bu sert kılların cilt altına yerleşmesi tahmin edildiğinden çok daha hızlı ve kolay olabilecektir. Kılların alımı için genellikle en çok tercih edilen ve önerilen yöntem, lazer epilasyon olarak son zamanlarda çoğunlukla öne çıkmaktadır.

Hijyenin bir diğer kolu yani madalyonun diğer yüzü ise kıl alımının dışında bu tarz bölgelerin düzenli aralıklarla temizlenebiliyor olmasıdır. Bölgede sıkışıp kalan kılların uzun zaman geçmeden alınması ve bölgenin temizlenmesi kıl dönmesinin başlamadan önüne geçilmesinde büyük bir adımı ifade edebilmektedir.

Kıl dönmesinin başlamasına neden olan bir başka etken ise kişinin sedanter denilen yani hareketsiz bir yaşam biçimini benimsemiş olmasıdır. Öyle ki işi gereği günün önemli bir kısmını oturmak zorunda kalarak geçiren kişiler yine kıl dönmesinin başlaması için önemli bir risk grubunun içinde yer alabiliyorlar. Ayrıca aşırı kilo yine kıl dönmesinin kişide başlangıç göstermesi için bir başka nedeni temsil edebiliyor.

Kıl dönmesinin başlangıç nedenlerinden bir diğeri ve belki de yine oldukça hassas bir noktası ise, aşırı terleme problemi olabiliyor. Aşırı terleyen kişilerde özellikle kıl dönmesinin oldukça yoğun bir şekilde gözlemlendiği kuyruk sokumu bölgesindeki kılların, cilt altına yerleşimi diğer insanlara kıyasla neredeyse 2 kat daha kolay olabiliyor. Bunun sebebi ise yine kılların tıraşla alınmasındaki gibi bir örnekleme ile açıklanabilir. Öyle ki tıraş sebebiyle sert çıkan kıllardan sonra burada da aşırı ter sebebiyle oldukça nemli ve yumuşak bir cilt dokusundan bahsetmek mümkün olabiliyor. Aşırı ter sebebiyle sürekli nemli kalan özellikle kuyruk sokumu bölgesine biriken kılların bu sebeple cilt altına yerleşimi oldukça kolay hale gelebiliyor.  Terleme problemine genellikle neden olabilen aşırı kilo ve kalıbı dar olan kıyafet tercihleri de bu sebeple dikkat edilmesi gereken bir husus olarak öne çıkabiliyor.

 

 

Kıl dönmesi rahatsızlığının başlangıç aşamasında hastanın ilk fark edebileceği nokta cildinin üzerinde görebileceği, kılların açmış olduğu giriş delikleri olabilmektedir. Fakat çoğunlukla kuyruk sokumu bölgesinde yerleşim göstermesiyle bilinen kıl dönmesi rahatsızlığında, ilk etapta hasta tarafından bu kıl girişi sebebiyle açılan küçük deliklerin fark edilmesi oldukça güç olabilmektedir. Bu sebeple kıl dönmesi rahatsızlığı hemen değil ne yazık ki bölgedeki kıllar sebebiyle kuyruk sokumunda apseli bir şişlik sonrası ortaya çıkan şikâyetlerle anlaşılıp, hasta tarafından farkına varılabilmektedir.

 

Kıl Dönmesi Nasıl Anlaşılır?

 

Kıl dönmesinin oluşum gösterdiği bölgede oluşan içi apse dolu şişlik zamanla büyüyerek kişinin günlük yaşantısını dahi idame ettiremeyecek duruma gelmesine sebebiyet verebilmektedir. Yavaş yavaş fakat zamanla arttırdığı etkileriyle kıl dönmesi ilk etapta hasta tarafından iç çamaşırında (eğer kıl dönmesi oluşumu kuyruk sokumu bölgesinde yer alıyorsa) fark ettiği apse sebebiyle oluşan akıntı ile başlayabilir. Oluşan bu akıntı genellikle sarı renkli ve oldukça kötü kokulu olmaktadır. Ayrıca bazen bu akıntıya kan da eşlik edebilmektedir. Bölgede yaşanan akıntı sebebiyle kaşıntı ve tabi beraberinde bölgenin tahriş olması oldukça mümkün olabilmektedir.

 Ardından biriken kıllar sebebiyle ele gelen bir şişlik kendini gösterecektir. Öyle ki içerde biriken kıl yoğunluğuna bağlı olarak, kıl dönmesi rahatsızlığının neden olduğu şişlik ilk başlarda “nohut” büyüklüğünde gözlemlenebilirken zamanla “yumurta” büyüklüğüne kadar ulaşabilmektedir.

Ayrıca kuyruk sokumu bölgesinde gözlemlenen kıl dönmesi rahatsızlığı, bölgede bir çukur görüntüsünün oluşmasına da neden olabilir. Bununla beraber bölgede oluşan iltihap sebebiyle kişiye zaman zaman halsizlik, ateş ve bulantı gibi belirtilerle kişiye varlığını hissettirebilir. Bunun yanı sıra bölgedeki şişlik, cilt dokusunun kızarık bir görüntüye ulaşmasına da neden olabilmektedir.

Kıl dönmesinin ilerlediği süreçte özellikle bu rahatsızlık kuyruk sokumu bölgesinde yerleşim gösterdi ise kişi otururken, kalkarken ve yürürken büyük rahatsızlık yaşamaya başlayabilmektedir. Öyle ki günlük yaşamda yaptığı seyahatler bile kişinin oldukça zorluk çektiği eylemler silsilesi haline gelebilmektedir.

Bu tarz belirtilerle karşılaşan hastaların mutlaka bir proktoloji uzmanına danışması ve olabilecek en hızlı şekilde tedavi sürecine girmesi gerekli olmaktadır. Kıl dönmesi rahatsızlığının kendi kendine geçmeyeceği bilinmeli bu noktada hastanın kesinlikle beklememesi gerekmektedir.

 

Kıl Dönmesi Tedavisi Ve Pilonidal Sinüs Ameliyatı Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623