Makatta Çatlak Neden Olur? Tedavi Edilmezse Ne Olur?

makatta catlak neden olur anal fissur tedavi edilmezse ne olur 2

Makatta çatlak, anal bölgenin belirli sebepler neticesiyle zorlanmasından veya altta yatan bir takım başka sebepler ya da rahatsızlıklar sonucunda tıp dilindeki adı ile anal fissür hastalığını meydana getirebilmektedir.

Anüs bölgesinde çok sayıda bulunan sinir suçları bölgenin, çok daha hassas ve zorlanmalara karşı dayanıksız halde olmasına sebep olabilmektedir. Bu nedenle makatta çatlak oluşumunun hastada meydana gelmesi ve gelişim göstermesi vücudun diğer yapılarına kıyasla çok daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşebilmektedir.

Makatta çatlak (anal fissür) akut ve kronik olarak iki farklı şekilde, hastalığın ilerlemesine ve tedavi edilmemesine bağlı olarak kişide oluşum gösterebilmektedir. Akut anal fissür, 4 ile 6 hafta arasında hastaya verdiği şikâyetleri azaltmadığı takdirde kronik bir hale bürünüp, hastanın kronik anal fissür durumuna geçmesine sebep olabilir.

Kronik anal fissür, 8 haftadan daha uzunca bir süre hastaya etki eden bir rahatsızlık olarak boyut değiştirmiş vaziyette, kişinin makat bölgesinde hüküm sürebilmektedir.

Makatta çatlak rahatsızlığı bulunan hastaların çoğu, hastalığın verdiği (özellikle dışkılama işlemi sırasında) acı ve ağrının tarifini “cam parçacıklarının batması, bıçak batması ya da kesmesi” şeklinde dile getirmektedir.

Anal fissür rahatsızlığı, hastaya verdiği bu şikâyetlerin dışında, makat bölgesinde şişlik, oluşan çatlağa bağlı olarak kaşıntı veya tahriş oluşması, hafif hafif seyreden kan lekeleri ile karşılaşmak ve zaman zaman makat bölgesinde hissedilen yanma hissinin yaşanması şeklinde belirtilerle varlığını hissettirebilmektedir.

Makatta Çatlak Neden Olur?

Makatta çatlak oluşma sebeplerinin en başında, uzman doktorlar tarafından kabızlık olarak nitelendirilmiştir. Öyle ki kabızlık, esasında birçok makat hastalığının ortaya çıkışında oldukça etkili bir unsuru oluşturabilmektedir. Peki, birçok sıkıntı verici hastalığın oluşmasında oldukça önemli bir etken olan kabızlığı tetikleyen unsurlar neler?

Kabızlık oluşumunda öne çıkan en önemli etkenlerden biri kişinin beslenme alışkanlıkları ve düzeni olarak belirlenebilir. Sürekli fast-food ya da hazır paketli gıdalar ile öğünleri geçiştirmek sindirim sistemini büyük oranda etkileyebilir. Bunun yanı sıra suyun önemi elbette burada da oldukça önemlidir. Günlük su tüketimi 2.5 – 3 litrenin altına inilmesi hasta da kabızlık oluşumunu tetikleyen etkenlerin başında gelebiliyor.

Ayrıca ani değişen yaşam şekli yani; tatile çıkmak, iş seyahati gibi etkenler de tuvalet düzenini de ciddi anlamda etkileyebildiği için kişide kabızlık oluşumunu tetikleyebilir. Bununla birlikte düzensiz beslenme şekli de yine tuvalet yapma alışkanlığını değiştirerek, kişinin dışkılama eylemini çok daha düzensiz bir duruma büründürebilir.

Kabızlığın kişide oluşması ile birlikte dışkının sertleşmesi, daha kuru ve büyük yapıda olması kaçınılmaz bir sonu oluşturabilmektedir. Bu sebep ile kabızlık, makat bölgesinden baskı ve zorlama yaparak dışkılamayı güç hale getirir. Makat bölgesinin hassas bir yapıda olması anal bölgede yırtılmalara sebebiyet verebilir.

Önlenmeyen kabızlık sebebiyle, anal bölgeden sürekli geçmek zorunda kalan sert ve kuru dışkı yırtıkların artmasına ve bölgede derin çatlakların meydana gelmesine kolaylıkla zemin hazırlayabilir.

Anal fissür oluşumunda kabızlığın etkisi olduğu kadar ishal ataklarının da etkisi kabızlık kadar hasta da derin ve rahatsız edici etkiler yaratabilir. Öyle ki gün içerisinde defalarca kes tuvalete gitmek,  makat bölgesinin tahriş olmasına ve devamında yine makatta çatlak veya çatlakların oluşmasına neden olabilmektedir.

Kişinin yaşadığı dışkılama problemlerinin dışında, makat bölgesinde yeterince sağlanamayan hijyen ya da haddinden fazla sağlanmaya çalışılan hijyen de bölgede çatlakların oluşmasına dolayısıyla da anal fissür hastalığının kişide kendini göstermesine yol açabilmektedir.

Dışkılama işlemi sonrasında tuvalet kağıdı ile defalarca kez bölgenin temizlenmeye çalışılması ve bunun kısa aralıklarla, sık sık yapılması bölgede tahriş oluşumuna neden olabiliyor. Tuvalet kağıdının yanı sıra, bölgenin özel antiseptikler, sabun veya ıslak mendil ile de sıklıkla temizlenmeye çalışılıyor olması, bölgenin tahriş olması için oldukça büyük başka bir nedeni ortaya çıkarmış olabiliyor.

Anal fissürün yani makatta çatlağın kişide oluşum göstermesine neden olan bir diğer etken ise, bölgenin travmaya maruz bırakılması olarak açıklanabilir. Özellikle kadınların hamilelik sonrası normal doğum şekli ile doğum yapmayı tercih etmeleri bölgenin hasara uğramasına yol açıp, çatlakların oluşmasına neden olabilmektedir.

Bununla birlikte nadiren anal fissüre yol açan durumlardan biri ise hastanın makat bölgesi hastalıklarının tedavisi için klasik cerrahi ameliyatın gerçekleştirilmesi yine makatta çatlak oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Anal fissür oluşumunda birçok durum etkili olabilmekteyken bunlardan bir diğeri ters yani anal yolla cinsel ilişki yaşamak olarak da belirlenebilir.

Tüm bu etkenler kişide, anal fissür (makatta çatlak) rahatsızlığının meydana gelmesinde neredeyse bir başrolü üstleniyor. Bu sebeple bu etkenlerden biri ya da birkaç tanesi sizde bulunuyorsa, bunları değiştirmek için dikkat etmelisiniz.

Anal Fissür Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Anal fissür tedavi edilmezse ilerler ve birçok makat hastalığa neden olabilir. Öyle ki anal fissür, günlük hayatta zaman zaman ayakta, herhangi bir tedbir almadan atlatabileceğimiz bir grip olarak kesinlikle görülmemeli ve hasta tarafından anal fissür belirtileri hissedildiği anda bir proktoloji uzmanından yardım alması gerekmektedir.

Hasta da var olan anal fissür hastalığı, tedavi edilmediğinde  yıllar boyu sürebilir ve sosyal yaşantısını çok ciddi anlamda olumsuz yönde etkileyebilir. Hastalar dayanılması zor ağrılar ve yanma şikâyetleri ile baş başa kalabilir. Bununla birlikte bölgede akıntı oluşumu da başlayabilir ve hasta sıklıkla kendini zor anlar yaşarken bulabilir.

Hastanın makat bölgesinde meydana gelen fissür sebebiyle hissettiği fiziksel acı, günlük standart aktivitelerinden onu alıkoyabilecek raddeye ulaşabilecektir.

Bunların dışında anal fissür tedavi edilmediğinde, makat bölgesindeki çatlaklar zamanla fibrosis denilen bir bağ dokusunu meydana getirebilir. Bu bağ dokusunun oluşmasıyla, anüste daralma ile birlikte makat bölgesinde dışkı tutmaya yardımcı olan sfinkter kaslarının işlevlerinde azalmalar ve hatta kayıplar oluşabilir.

Anüste daralma ve anal fissürün etkisi ile hastanın dışkısını yapması her geçen gün daha da zorlaşan bir eylemi oluşturabilir ve hasta oldukça tehlikeli bir kısır döngünün içinde kendini bulabilir.

Son olarak anal fissür tedavi edilmediğinde, makattaki çatlakların gün boyu temas ettiği dışkıların etkisi ile bölgede apseleşme meydana gelebilir. Makat bölgesindeki apselerin büyümesi, şişmesi ve neticesinde patlaması ile çok daha karmaşık bir yapıda bulunan “anal fistül” rahatsızlığı da kişide oluşum göstermeye başlayabilir.

Bu sebepler neticesi ile anal fissür rahatsızlığı kesin kez hızlı bir şekilde tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olarak ön plana çıkmaktadır. Hastaların sağlıklı bir tanı, tedavi ve iyileşme süreci geçirmeleri açısından uzman bir proktoloji doktoruna danışmaları oldukça önem arz etmektedir.

     

    Biz Sizi Arayalım

    Tedavilerimiz hakkında detaylı bilgi için adınızı ve telefon numaranızı bırakabilirsiniz.