Makat Çatlağı Ameliyatı ve Ameliyat Sonrası

Makat Catlagi Ameliyati Olanlar Ve Ameliyati Sonrasi

Anal kanal, vücudumuzun mide-bağırsak bölümünün son kısmında yer alan uzunluğa denir. Anal kanal, kalın bağırsağın son kısmında, rektumu anüse bağlayan 4-5 cm’lik bölümdür. Anal kanal ve çevresinde birden fazla makat hastalıklarına rastlanılabilmektedir. Hastalar sıklıkla hemoroid, anal fissür, anal fistül ve apse hastalıkları ile karşılaşabilir. Bu sebeple anal kanal ve makat bölgesinin etrafındaki yapıların anatomik yapısını iyi bilmek gerekir.

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Ne Demek?

Makat çatlağı tıp dilindeki ismi ile anal fissür, günümüzde oldukça yaygın bir hastalıktır. Epitel doku ile yüzeyi kaplı olan anal kanal yönünde oluşan yırtık ya da çatlak şeklindeki boğaz olarak yer alır. Anal fissür, her yaşta ve cinsiyette görülebilir. Sıklıkla genç ve orta yaşlardaki hastalarda ortaya çıkan bir hastalıktır.  Makat bölgesinde olmasından kaynaklı olarak verdiği ağrı nedeni ile hemoroid hastalığı ile karıştırılabilir.  Anal fissür, genellikle hastaların hemoroid şikayeti ile hekime danışması sonucunda öğrenilen bir hastalıktır.

Anal fissür hastalığı, şiddetli yaşanılan makat ağrısı, kaşınma ve kanama gibi belirtiler ile kendini göstermektedir. Fissür hastalığı görünüş olarak küçük olmasına rağmen hastaya yaşattığı his açısından oldukça ağrılı olmaktadır. Özelikle tuvalet ihtiyacını karşılamak hastalar için çok zor hale gelmektedir. Bu sebepten dolayı birçok hasta tuvalet ihtiyacını ertelemektedir.

yasir gozu deneme 12

Hastalığın ilk evresinde çok sık yaşanılan belirtiler arasında yer alır. İlk 4 haftalık süreç içerisinde akut dönemde olan makat çatlağı hastalığı, daha sonrasında kronik hale gelerek bölgenin iyileşme eyleminin gerçekleşebileceği bile düşünülebilmektedir. Uygulanan pomatların kullanımların, dışkı yumuşatıcı gibi rahat dışkılamayı sağlayabilecek olan ilaçların, fitillerin kullanılması veya internetten araştırma yapılarak bulunan bitkisel karışımlarda uygulanan yöntemler fissürün ileriki evreye geçerek, kronikleşmesine sebep olabilmektedir.

Kronik halde bulunan makat çatlağı hastalığı zamanla bazı hastalıkların gelişmesine neden olabilir. Bölgede ödem oluşarak, şişip, apseleşebilir. Bu apsenin oluşturmuş olduğu enfeksiyonlar ile birlikte çıkıntılar ortaya çıkabilir. Böylelikle kronik enfeksiyonun neden olmasına ve sonrasında istenmeyen fistül kanalının oluşmasına zemin hazırlanmış olabilir. Bu nedenle makat bölgesinde anal kanal üzerindeki basıncın artması ile kendiliğinden geçmeyen apse oluşumları ve kronik fissür oluşumları gerçekleşebilmektedir.

Her bireyin hastalık evresi farklı olabilir ve bu evreye uygun tedavi seçeneklerinde de değişiklik gösterebilir. Bu nedenle makat bölgesinde yaşanılan herhangi bir belirti de doktora başvurulmalıdır. Bu alana bakan proktoloji doktorları tarafından muayene olmak, hastanın sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Makat Çatlağı Tedavi Yöntemleri

Makat çatlağı tedavi yöntemleri, topikal medikalden tutun da cerrahi yöntem ve ameliyatsız yönteme varana kadar birçok tedavi seçeneği vardır. Tedavilerdeki asıl amaç anal sfinkter kasında oluşan basıncın ya da spazmın azaltılmasıdır. Bu nedenle tedavi edilmeyen anal fissür ilerleyerek bir takım komplikasyonlara yol açmaktadır. Böylelikle hastanın yaşam konforunda, kalitesinde oldukça büyük bir düşüş yaşanmaktadır.

1.Klasik Cerrahi Ameliyatı

Makat çatlağı tedavi seçenekleri arasında yer alan cerrahi işlem ile uygulanan ameliyat yöntemi birçok hekim tarafından uygulanmaktadır. Hekim muayenesi ve yapılan bir takım tetkikler soncunda anal fissür yani makat çatlağı tanısı konulur. Ameliyat ile lateral internal sfinkterotomi tedavi şekli uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemi, makat iç kas kasının kesilmesi ile tam ya da yarım olarak yapılmaktadır. Cerrahi/tıbbi olarak kasın o bölgeden çıkarılması makat genişletilerek yapılabilen bir tedavi şeklidir.

Klasik Cerrahi Ameliyatı Sonrası

Klasik cerrahi ameliyat sonrası birtakım komplikasyonlar ile karşılaşabilirsiniz. Klasik ameliyatlarda genel anestezi altında tedavi edilmesi sebebi ile karşılaşılabilen olumsuzluklar yer alabilmektedir. Özellikle genel anestezinin vermiş olduğu ameliyat sonrasında yaşanılabilen baş ağrıları, kanama, idrar kaçırma, idrar yapamama gibi dışkılama sırasında olumsuz gelişebilen durumlar ile karşılaşılabilir.

Tedavi sırasında makat bölgesindeki sfinkter kasına yapılan cerrahi işlemler nedeni ile komplikasyonlar gelişebilir. Gaz kaçırma, dışkı tutamama, hafif kaçırma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonların görülmesi oldukça olası bir durumu temsil etmektedir.

Cerrahi işlem sonrasında bölgenin açık kalması tüm mikroorganizmalar ve bakterilere karşı savunmasız bir durumdadır.  Buna bağlı olarak enfeksiyon oluşabilir, makat apseleri ile gelişebilir. Makattan gelen kanamaların devam etmesi, makat çatlağının tekrarlanmasına neden olabilir.

Cerrahi ameliyatların komplikasyonlar ile sonuçlanmasından dolayı  daha az komplikasyonlar gösteren ameliyatsız tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Tedavi şeklinin uzman proktoloji doktorlarına danışarak belirlenmesi hastalar için en sağlıklı olan tedavi yöntemidir.

2.Ameliyatsız Lazer Yöntemi

Ameliyatsız lazer yöntemi, günümüz gündeminde başarı oranı en yüksek olan tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır. Bu tedavi yönteminde, anal kanalda bulunan sfinkter kasına yapılan lazer işleminin acı etkisi minimal düzeydedir. Ameliyatsız tedavi uygulandığından dolayı yaşanılacak olan tüm olumsuzluklar, ameliyatlı tedavi ile karşılaştırıldığından daha az sevide gerçekleşmektedir.

Ameliyatsız lazer yöntemi birçok tedavi şekli ile kombine şekilde uygulanır. Bu yöntemler hastanın durumuna uygun olacak şekilde doktor tarafından değerlendirilerek uygulanır. Ameliyatsız tedavilerde komplikasyonlar ise oldukça az ve hatta neredeyse yok denecek kadardı. Lazer tedavisinde sağlıklı dokulara herhangi bir zarar gelmediğinden dolayı sıklıkla tercih edilen yöntemler arasında yer alır.

yasir gozu deneme 11

Ameliyatsız Lazer Yöntemi İle Tedavi Sonrası

Ameliyatsız lazer yöntemi ile tedavi sonrasında herhangi bir sorun ile karşılaşmak çok mümkün değildir. Ameliyatsız tedaviler lokal anestezi altında gerçekleştiği için ameliyat sonrası komplikasyonlar görülmeyebilir. Anal fissür hastalığının tedavi edilmesinin dışında yan etkilerinin yaşanmaması açısından da olukça başarılıdır. Bu da tabi ki hastaların sıklıkla tercih etme nedenleri arasında yer almaktadır. Çünkü yaşanılan komplikasyonlar tedavi sonrasında hastalığı daha zor hale getirebilmektedir.

Ameliyatsız uygulanan bu tedavi sonrasında yaranın açık olması gibi herhangi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle yaşanılacak olan enfeksiyon, apse gibi iltihabi herhangi bir etki ile karşılaşılmamaktadır. Özellikle gaz çıkışında, dışkı kontrolü sağlamada, idrar yapmada vb. gibi durumların hiç birinde bir problem ile karşılaşılmamaktadır. Özellikle hastaların tercihleri arasındaki en önemli etki ise düzenli kullanılan ilaçların bırakılmasına gerek kalmamadan tedavi olmaktır.

Tedavi Sonrasında Neler Yapılmalı?

Tedavi sonrasında anal fissür hastalığının nüks etmesini engelleyebilmek için hastaların dikkat etmesi gerekmektedir.  Doktorun tavsiye etmiş olduğu ağrı kesiciler, pomatlar ve ilaçlar düzenli ve zamanında kullanılmalıdır. Özellikle tuvalet zamanınızı daha kolay hale getirebilecek olan oturma banyolarını düzenli yapılmalıdır. Çünkü ılık su uygulamaları kasları gevşetmesinden kaynaklı olarak kişiye rahatlık verebilmektedir.

Tuvalet alışkanlıklarının düzenli yapılması ve özellikle beslenmenin kabızlık, ishal gibi anal fissür hastalığına yol açtığı için düzenli ve sağlıklı beslenmek gerekildiği unutulmamalıdır. Taze sebze ve meyve tüketilmesi, vücudun ihtiyacı olan günlük su tüketimin düzenli yapılması ve hazır gıdalardan uzak durulması gerekmektedir.

 

Tüm hastalıklara da yol açabildiği gibi immün sistem düşüklüğünün olması da bağırsak enfeksiyonlarına yol açarak, kabızlığı ortaya çıkartabilmektedir. Bu da makat hastalıklarının kişide görülmesine sebep olan etkeni doğurmaktadır. Günümüzde yalnızca bu alan ile hastalıklara bakabilen ve bu alanda eğitimlerini tamamlamış olan proktoloji doktorlarına danışmak gerektiğini unutmayınız. Sağlığınız için doktora gitmekten utanmayın.

     

    Biz Sizi Arayalım

    Tedavilerimiz hakkında detaylı bilgi için adınızı ve telefon numaranızı bırakabilirsiniz.