Makat Çatlağından Kurtulanlar Ve Tedavisi

Makat Çatlağından Kurtulanlar Ve Tedavisi

 

Makat Çatlağı (Anal Fissür) Ne Demek?

Anal kanal, sindirim sistemimizin son merkezi olan mide ve bağırsak bölümünün son kısmında yer alır. Bu bölgede anatomik yapısı nedeni ile sıklıkla bir takım hastalıklar ile karşılaşılabilir. Anal bölge ve çevresinde fissür, fistül, apse, hemoroid gibi birçok hastalıklar yaşanabilmektedir.

Makat çatlağı kendiliğinden geçebilen bir hastalık olduğunu düşünmemek gerekir. Tıp dilindeki ismi ile de yaygınca bilinen anal fissür hastalığı, makat bölgesindeki belli nedenlerden kaynaklı olarak ortaya çıkan yırtık, çatlak olarak bilinmektedir. Hastaya oldukça zorlu anlar yaşatabilen bu hastalıktan kurtulmak için hastalar, sıklıkla proktoloji alanındaki hekimlere danışmaktadır. Böylelikle tedavi süresini belirlemek amacıyla daha kolay bir yol izlemektedirler.

Makat bölgesi kasların bulunduğu, hassasiyet konusunda oldukça ön plana çıkan bir bölgedir. Ağrılı süreci yaşayan kişilere yansıttığı semptomlar oldukça acı verici olarak yer almaktadır. Kadın erkek ayrımı olmadan tüm şikâyetleri yaşayabilen hastalar sıklıkla ağrı şikâyetinden söz etmektedirler. Görülme sıklığı olarak da yaş aralığı çoğunlukla 25 yaş ve üzerindeki bireylerde görülmektedir.

Anal fissür, arka hatta açılan yerleşim yeri olarak ortaya çıkmaktadır. Anal kanaldaki epitel doku üzerindeki ilk yırtılmalar posterior (arka) orta hatta gerçekleşerek, yerleşim kanalı üzerinde de kanlanma gibi belirtileri de doğurması sonucunda ortaya çıkabilmektedir.  Anal fissür hastalığının tam anlamı ile neden ortaya çıktığı net olarak bilinmemektedir. Fakat şu bir gerçektir ki anal bölgede yaşanılan travmalar sonucunda, anal fissür sıklıkla yaşanılan bir hastalıktır. Travmadan kaynaklı olarak ortaya çıkan anal kanaldaki değişikliklerin olması, anatomik yapının bozulmasına da sebebiyet göstermektedir. Böylelikle anal kanal üzerinde var olan sfinkter kaslarının yapılarında da değişiklikler gözlemlenir. Bu şekilde bölgede fissür oluşumuna zemin hazırlanmış olunur. Anal fissürün ortaya çıkması daha kolay bir hale gelir.

Anal kanaldaki mekanik travmaların ortaya çıkması fissürün oluşmasında en büyük etkenler arasında sayılabilmektedir. Bu bahsetmiş olduğumuz travmalar, sert yapılan dışkılama işlemindeki kabızlık problemlerinin yaşanması ve aniden gelişerek patlayıcı yapıda olan sıvı dışkılamanın yaşanmasıdır. Anal bölgedeki sfinkter adını vermiş olduğumuz kas bölgeye daha az destek vermesinden kaynaklı olarak makat bölgesinde yaşanılan travmalardan dolayı, anal kanal ve makat çevresi bu duruma hazır bir hale gelmiş olur. Kabızlık problemleri, ishal oluşumu, doğum yaşanması gibi anal kanalı zorlayıcı etkiler ile fissür hastalığı ile karşılaşılabilir. Başlıca nedenleri arasında bu belirtmiş olduğumuz hastalıklar yer alsa da ülseratif kolit gibi inflamatuvar bağırsak hastalıkları da anal fissür hastalığının sebepleri arasında yer alabilmektedir. Belirtmiş olduğumuz travmalar yeteri kadar hassas ve duyarlı bir yapıya hâkim olan anal kanal üzerinde yaşanılan çatlaklar, ağrıyı beraberinde getirebilmektedir. Bu ağrı şiddetlenerek kaslarda spazma yol açabilmektedir. Yaşanılan spazm kanlanmalara dahi yol açabilir. Böylelikle bölgede bulunan açık halde olan yara ve çatlaklar beslenerek, fissürün iyileşme evresini erteleyerek, ötelemektedir.

Anal fissür hastalığı kronik ve akut halde bulunabilmektedir. Anal fissür hastalığının akut döneminde yani ilk 4 hafta da iyileşme sağlanması, kendiliğinden iyileşme görülmesi nadir olarak görülse de tam anlamı ile bir iyileşme görülmemektedir. Nitekim ki akut dönemdeki fissür kronik hale gelerek anal kanaldaki ikinci değişikliklere yol açabilmektedir. Epitel doku üzerindeki fissür açıklığında ödem oluşarak, anal bölgede papilla adını vermiş olduğumuz çıkıntıları oluşturabilmektedir. Bu oluşan değişiklikler nedeni ile kronik enfeksiyon ortaya çıkmış olur. Enfeksiyon sonucunda apsenin gelişmesine yol açmaktadır. Perianal apseler kendiliğinden geçebildiği gibi düşünülse de fissürün iyileşmesini engel olduğu bilinmektedir. Kasa yapılan anlık basıncın etkisi ile kronik anal fissürdeki değişikliklere sebebiyet vermektedir.

 

Makat Çatlağı (Fissür) Nedir, Belirtileri Nelerdir? Daha Fazla Bilgi Almak İçin TIKLAYIN…

 

Makat Çatlağından Nasıl Kurtulunabilir?

Öncelikli olarak anal fissürden kurtulabilmek için yapılması gereken şey kabızlık sorunun ortadan kaldırılması işlemidir. Sağlıksız beslenme nedenleri ile yaşanılan kabızlık problemlerini ortadan kaldırabilmek için yeşil ve taze sebze ve meyve tüketilmelidir. Özellikle vücudun ihtiyacı olan su miktarının yeteri kadar alınması gerekir. Günlük su ihtiyacı olan en az 2 litre su tüketiminin uygulanması gerekir. Beslenme şekli düzenli olarak gelişen tuvalet alışkanlıklarını getirmektedir. Bu nedenle düzenli tuvalet alışkanlığının olması anal fissür hastalığından kurtulmak için yapılması gerekenler arasında yer alır. Çünkü aşırı ıkınma hareketlerinin yapılması tüm makat hastalıkların oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Oturma banyolarının yapılması ilaç tedavilerinin yanında yapılması gerekenler arasındadır. Tedavi sürecine girildikten sonra yapılması, hastanın iyileşme sürecini hızlandırmasına yardımcı olmaktadır. Fakat unutmamak gerekir ki; tedavi görmüş olduğunuz hekim tarafından önerilmesi ve yapılması uygun görüldüğü takdirde olması gerekir.

Gıdaların tüketimine dikkat etmek, lif bakımından oldukça zengin içerik taşıyan besinleri yemek gerekir. Probiyotik içerikli besinleri tüketmek bağırsak hareketlerini güçlendirerek, bağırsaklardaki zararlı olan bakteriler ile savaşması daha kolay hale gelmektedir. Böylelikle sindirim kolay gerçekleşmiş olmuş. Bağırsaklarımızın vücudumuzun ikinci beyni olarak bilinmektedir. Beyne giden komutlar eşliğinde yaptığımız tüm istemli veya istemsiz hareketlerini yöneten uyarı dalgalarının aynı şekilde, bağırsaklara da sindirim sistemini çalıştırma konusunda aynı görevi benimsediği söylenebilir. Bu nedenle probiyotik içerikli besinlerin, vücudumuza olan etkileşimin gösterilmesi için düzenli olarak tüketilmesi gerekir.

 

Fissür Ne Demek? Makat Ağrısına Ne İyi Gelir? Daha Fazla Bilgi Almak İçin TIKLAYIN…

 

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi

Akut döneminde yer alan anal fissür hastalıkları özellikle yalnızca bu bölgede gelişen hastalıklara bakan proktoloji hekimlerinin onayı ile yapılan ilaç tedavisi ile geçmesi olası bir durumdur. Yalnızca unutmamak gerekir ki tedavinin tam anlamı ile iyileşme sağlanmamış olması akut dönemdeki hastalığın kronik haline geçmesine yol açabilmektedir. Kronikleştikçe gelişen fissür hastalığında ilaç kullanımı yalnızca fissürün tekrar yaşanmasına yardımcı olmaktadır.

Kişiler yaşadığı bu ağrı ve acılar ile karşılaştığında tuvaletlerini dahi erteletmelerine yol açabilen bu sancıların yaşanmaması için, evde kolaylıkla ulaşım sağlayarak tedavi amacı ile yapmak istedikleri bitkisel kürlerden uygulanan her türlü yapılar, fissür hastalığının tekrarlanmasına ve kronikleşmesine yol açabilmektedir. Öncelikle olarak kesin tanı ve buna uygun olan tedavi şeklinin belirlenmesi için doktora başvurmak gerekir. Makat, bölge nedeni ile kişiye vermiş olduğu duygudan dolayı bir hekime danışması zor diye düşünmek ve çekinmek yanlış bir tutumdur. Bu konuda doktora gitmekten utanmamak gerekir.

Makat çatlağı tedavisi olarak öncelikli olarak bakıldığında bölgenin ameliyat ile alınması durumu akla ilk gelen yöntemler arasında yer almaktadır. Fakat artık günümüzün gelişen teknolojinin sağlık alanı ile birleşmesi neticesinde ameliyatsız çözümler de yer almaktadır.

Bu ameliyatsız tedavi yöntemlerinde lazer yöntemi ile tedavinin sağlanması hastaya oldukça konforlu bir operasyon sağlayarak, gün içerisinde hiç bir şey olmamış gibi yaşantısına geri dönmesine sağlamaktadır. Bu tedavi yönteminde kişinin durumuna uygun olan tedavi şekli belirlenerek uygulanmaktadır. Tabi ki bunu da bu alanda eğitimlerini tamamlamış olan proktogların değerlendirmesi gerekmektedir.

 

Makat Çatlağı Ameliyatı Ve İyileşme Süresi Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin TIKLAYIN…

 

Medikal tedaviler; dışkı hacmini artırıcı yumuşatıcıların olması, diyet dengesinin ayarlanması, ılık su oturma banyolarının düzenli olması, antibiyotik kullanımının hekim onayı ile gerçekleşmesi, pomatların kullanılması yalnız başına tedavi sağlamadığını unutmamak gerekir. Hekim tarafından muayene sonrasında değerlendirmenin ardından kişinin durumuna uygun olarak karar vermektedir.

Botilinum toksini adını vermiş olduğumuz botox ile tedavi de gerçekleşebilmektedir. Botilinum toksini biyolojik toksinler arasında en zararlı olanıdır. Enjekte edildikten sonra kasa geçici olarak sinir uçlarına ulaşarak devre dışı bırakmaktadır. Böylelikle bölgedeki kasların rahatlıkla iyileşme sürecine yardımcı olmaktadır. Özünde bir bakteri türünün oluşturduğu protein kılıflı yapıda bulunmaktadırlar. Günümüzde artık bu etki ile birçok hastalığın tedavisi gerçekleşebildiği gibi anal fissür hastalığının tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır.

Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623