Makat Çatlağı (Fissür) Ameliyatı Ve İyileşme Süreci

Makat Çatlağı (Fissür) Ameliyatı Ve İyileşme Süreci

Makat Çatlağı (Fissür) Nedir?

 

Anüs bölgesinde bulunan yoğun sinir uçları sebebiyle makat bölgesi oldukça hassas bir yapıyı meydana getirmektedir. Bununla birlikte makat bölgesi esasında iki farklı kas tarafından çepeçevre sarılmış vaziyettedir. Bu sebeple özellikle kişi tarafından zor bir şekilde yapılan dışkılama işlemi, makatın tahriş olmasına ve bölgede yırtıkların ya da çatlakların oluşmasına neden olabilmektedir.

Makatta genellikle kronik kabızlık ya da uzun süreli devam eden ishal neticesiyle çatlaklar, dolayısıyla da anal fissür denilen rahatsızlık meydana gelebilmektedir. Oldukça ağrılı seyreden anal fissür, makat kaslarında spazma yol açabilmektedir. Spazmdan dolayı daha fazla basınca maruz kalan makat kasları, kan dolaşımının da bölgede yeterli olamaması ile makat çatlaklarının iyileşmesi için gerekli ortamın oluşmasına müsaade etmez.

 

Makat Çatlağı (Fissür) Nedir? Daha Fazla Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

Makat Çatlağı (Fissür) Ameliyatı

 

Anal fissür rahatsızlığında, hastanın kendi kendine iyileşmesi mümkün olamamaktadır. Bu sebeple anal fissür halk arasında bilinen diğer adı makat çatlağında, birçok tedavi yöntemi ve şekli hastalara uygulanabilmektedir. Bu noktada hem ameliyatlı hem de ameliyatsız birçok tedavi yöntemi mevcut proktoloji uzmanları tarafından uygulanmaktadır.

Klasik cerrahi işlemle yapılan ameliyatlar, anal fissür tedavisinde günümüzde artık çok fazla tercih edilen bir yöntem olarak öne çıkamıyor. Bunun sebebi, klasik cerrahi işlemli ameliyatlardan sonra hastada oluşabilecek komplikasyonların diğer tedavi yöntem ve şekillerine göre çok daha fazla olması olarak açıklanabilir. Bununla birlikte klasik cerrahi yöntemle yapılan ameliyatta, hastanın genel anestezi sebebiyle narkoz alması, ameliyattan sonra gelişebilecek komplikasyon sayısında artış oluşmasına neden olabilmektedir.

Birkaç farklı yöntemle gerçekleşen bu tarz klasik cerrahi işlemle yapılanlar ameliyatlar; hastanın makat bölgesinden içeriye girerek, makat iç kasının törpülenmesi şeklinde gerçekleştirilebilir. Törpüleme işlemi sonucunda eskiye nazaran daha ince bir şekle bürünen makat iç kası, makatın iç bölgesinin daha geniş bir halde olmasına neden olur. İç kısmı genişleyen makat bölgesi, basınç kontrolü ile bölgedeki fissürün iyileşmesine zemin hazırlayabilir. Bu yöntem uygulanan diğer yöntemlere kıyasla hastanın, çok daha ağrılı ve sancılı bir iyileşme sürecine girmesine neden olabilmektedir.

 Bu tarz klasik cerrahi işlemle gerçekleşen anal fissür tedavi işlemlerinin, hasta için yol açabileceği en kötü durum, hastanın makat kaslarının zarara uğraması olabilecektir. Öyle ki bu tarz klasik cerrahi yöntem ile yapılan ameliyatlarda, gerçekleşen işlem sonrası hastaların makat kasları zarar görebiliyor. Tahribata uğrayan makat kasları ise gelecekte hastanın dışkısını ya da gazını tutmasında zorluk yaşayabileceği anlamını ifade edebiliyor. Bu sebeple hastalar, bu yöntemle gerçekleştirilmek istenen anal fissür tedavilerine günümüzde artık pek sıcak bakamıyorlar.

Anal fissür tedavisinde günümüzde oldukça öne çıkan ve ameliyat sonrası hastanın yaşayabileceği komplikasyonları en minimal seviyeye indiren yöntem ise ameliyatsız lazer ve botoks işlemleri olarak öne çıkmaktadır. Ameliyatsız lazerli yöntem ile hasta aynı gün içerisinde tedavi olup evine dönebilmekte ve klasik cerrahi yöntemdeki gibi günlerce hastanede yatmasına gerek kalmamaktadır. Bununla birlikte bu tedavi yönteminde genel değil lokal anestezi kullanılması da hastanın narkoz sonrası yaşayacağı kötü süreci neredeyse yok etmektedir.

Botoks yöntemi ise esasında lazerli yöntemden sonra hasta için çok daha fayda sağlayabilecek ek bir yöntem olarak tanımlanabilir. Makat çatlağı (anal fissür) tedavisinde botoks yönteminde çatlak olan makat bölgesine botulin adında bir maddenin enjekte edilmesidir. Enjekte edilen bu madde ile yani botoks işlemi sayesinde hasta, dışkılama işlemini dışkının daha rahat bölgeden çıkabilmesinden kaynaklı olarak eskiye nazaran çok daha kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor olacaktır.

 

Makat Çatlağı (Anal Fissür) Ameliyat Olanlar Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

Anal fissür rahatsızlığı eskiye nazaran artık çok daha hızlı ve konforlu bir şekilde tedavi edilebildiği için hastalar, fissür rahatsızlığının vermiş olduğu belirtileri hisseder hissetmez bir proktoloji doktoruna iç rahatlığı ile görünebilmektedirler.

 

Makat Çatlağı (Anal Fissür) İyileşme Süreci

 

Anal fissür tedavisi sonrasında hastaların genellikle en korku ve tereddütle yaklaştıkları durum tuvalete çıkmak olarak gözlemlenmiştir. Oysa ki dışkılamak önemli bir ihtiyaçtır ve bekletilmemesi gerekmektedir. Hastalar, geçirdikleri işlem sonrası bu işlemi gerçekleştirme konusunda oldukça çekimser bir tavır sergileyebilirler lakin tedavi sonrası iyileşme sürecinde en önemli nokta hastanın dışkılama ihtiyacını ertelememesi olacaktır. Öyle ki çoğunlukla kabızlığın yaratmış olduğu makat çatlağı (anal fissür) rahatsızlığını, tedavi sonrası hasta dışkılama işlemini öteleyerek yeniden gün yüzüne çıkartmış olabiliyor. Deyim yerindeyse kabızlık rahatsızlığının hortlaması çok kolay olabiliyor. O sebeple anal fissür tedavi sonrası iyileşme sürecinde hastaların ilk benimsemesi gereken şeylerden biri: Tuvalet ihtiyacını ertelememek!

Makat çatlağı tedavi sonrası iyileşme sürecinde hastaların en çok dikkat etmeleri gereken unsurlardan bir diğeri de beslenme şekli ve düzeni olarak öne çıkıyor. İyileşme sürecine giren hastalar nasıl beslenmeleri gerektiği konusunda oldukça kararsız bir tutum sergileyebiliyorlar. Fakat hastaların bu süreçte bol posalı sebze ve meyve tüketmesi, bol su içmesi büyük önem arz ediyor. Bununla birlikte hastaların acılı ve baharatlı besinlerden mümkün mertebe kaçınmaları gerekebiliyor.

Tüm bunlarla beraber anal fissür iyileşme süreci içinde doktorun işlem sonrası vermiş olduğu ilaçların aksatılmaması gerekiyor. Bu ilaçlar çoğunlukla ağrı kesici ve antibiyotik şeklinde olabilirler. Fakat tedavi sonrası bu ilaç kullanımları iyileşme sürecini hızlandırarak hastanın sosyal hayatına daha çabuk entegre ve adapte olmasını kolaylaştırabilecektir. İlaç kullanımının yanı sıra anal fissür tedavi sonrası hasta, makat bölgesinin rahatlaması ve kendini toparlaması açısından günde 2-3 kez oturma banyosu yapabilir.

Makat çatlağı tedavisinden sonra hem iyileşme sürecinde hem de hastanın bundan sonra devam edeceği hayatında, makat bölgesindeki hijyene dikkat etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte tuvalette 5 dakikadan uzun kalmamaya, aşırı kilo alımlarının önüne geçmeye ve beslenme şeklinde bulundurduğu asitli içeceklerden, fast food ürünlerinden uzak kalmaya dikkat etmelidir.

Çoğu hastalığın oluşumunda ve iyileşme sürecinde olumsuz rol oynayan bu unsurlar elbette ki makat bölgesinde gerçekleşen fissür rahatsızlığında da oldukça etkili olabilmektedirler. Bu nedenle fissür rahatsızlığı ile ilk karşılaşıldığı anda hastanın uzman bir proktoloji hekiminden destek alması ve tedavi sonrası iyileşme sürecinde de doktoru ile iş birliği içerisinde olup tavsiyelerini yerine getirmelidir.

Son olarak, makat çatlağı iyileşme sürecinde kullanılan bitkisel yöntemler yine belirli bir noktaya kadar makul bir süre ve miktarda hastaya olumlu etkiler sunabilir. Fakat bu tarz yöntemler kalıcı çözümü sağlamayıp, iyileşme sürecini de hızlandırma konusunda pek yeterli olamayabilirler. Bu noktada yeniden tedavi olunan proktoloji doktorunun hasta için önermiş olduğu yöntemler uygulanmalı ve kontroller aksatılmamalıdır.

 

Makat Çatlağı (Fissür) Kremi ve İlaçları Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623