Fissür Ağrısı Nasıl Olur? Makat Çatlağı Bitkisel Tedavisi

Fissür Ağrısı Nasıl Olur? Makat Çatlağı Bitkisel Tedavisi

Fissür Nedir?

 

Anal fissür ya da bir diğer adı ile makat çatlağı olarak karşımıza çıkan bu rahatsızlık, anal bölgede belirli bir ya da birkaç sebep etkisiyle meydana gelerek, hastanın özellikle dışkılama işlemi sırasında “cam batması” diye tabir edilebilen bir hissiyat içerisinde ağrı yaşamasıdır.

Makatta, çatlak, yara ya da yırtığın oluşmasına “anal fissür” denilmektedir. Anal fissürün oluşumunda en etkili faktör sayılabilecek durum ise kronik kabızlık olarak bilinmektedir. Kronik kabızlığa yol açan en önemli nedenler ise çoğunlukla kişinin beslenme düzeni ve şekli ile beraber tuvalete gitme sıklığı olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte kişinin günlük içmesi gereken su miktarının oldukça altında kalması yine kişide kabızlığın gelişmesinde büyük rol oynuyor.  Ayrıca sağlıklı beslenmek ve su tüketmek yerine tercih edilen hazır paketli gıdalar, fast-food ürünleri, çay, kahve ve asitli içecekler yine kişinin uzun süre kabız kalmasında oldukça önemli nedenleri bir araya getirmiş olabiliyor.

Kişide oluşan kabızlık sebebiyle ıkınma hareketleri ve yine makat bölgesinin gün içerisinde birden fazla kez zorlanmasına neden olan ishal atakları, anal fissürün meydana gelmesinde büyük bir paya sahip olabilmektedir.  Fissür yani makatta oluşum gösteren ve hastalar için oldukça can yakıcı bir sürece dayanabilen bu rahatsızlık, kadınların hamilelik süreci ve doğum sonrasında da korkulu rüyası haline gelebiliyor. Öyle ki hamilelik sırasında hormonların etkisi ve bağırsakların yaşadığı baskı etkili olabilirken, normal doğumla bebeğine kavuşan anneler de bölgenin zorlanması neticesiyle anal fissür rahatsızlığı ile karşı karşıya kalabiliyorlar.

 

Makat Çatlağı (Fissür) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

 

Fissür Ağrısı Nasıl Olur?

Makatta oluşan çatlak neticesiyle hastaların sosyal yaşantısını da oldukça olumsuz bir şekilde etkileyebilen anal fissür rahatsızlığı, tedavi edilmediği takdirde 2 farklı evre ile hastanın karşısına çıkabilir. Hastalığın başlangıç aşamasını temsil eden “akut anal fissür” çoğunlukla belirtilerini hastaya aniden hissettirerek, yoğun bir ağrı ve sancı yaşanmasına sebebiyet verebilmektedir. Akut anal fissürün iyileşme süreci 4 ile 6 hafta arasında değişiklik gösterebilmektedir. Akut anal fissür, tedavi edilmediği koşullarda farklı bir evreye geçiş yaparak “kronik anal fissür”ün meydana gelmesine zemin hazırlayabilir. Bölgenin temiz bir yapıda olamaması ve fissür oluşumuna sebebiyet veren durumun (kronik kabızlık, ishal, crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi inflamatuar bağırsak hastalıklarının varlığı, obezite, anal ilişkide bulunma) ortadan kaldırılmaması halinde akut anal fissür sürecinin, kronik anal fissür sürecine geçiş yapması yüksek bir ihtimali içinde bulundurabilmektedir.

Anal fissürün en sık tarifi yapılan belirtisi özellikle hastaların tuvalet sırasında yaşadıkları cam parçacıkları batıyor gibi ya da bıçak batması şeklinde hissedilen sancılı ve ağrılı durum olarak ön plana çıkabilmektedir. Ayrıca anal fissür rahatsızlığının hastada yarattığı tek şikâyet bu olmamakla birlikte, makatta ağrı ve şişlik de yaşanabilir. Bu semptomlara ek olarak makatta kanama ya da hafif kanamaya bağlı olarak iç çamaşırında gözlemlenebilen lekelenmeler meydana gelebilir. Makatta oluşan yırtığın çevresinde de kaşıntıya bağlı olarak tahriş oluşumunun gözlemlenmesi mümkün olabilmektedir.

 

Makat Çatlağından Kurtulanlar ve Tedavisi Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

Makatta meydana gelen çatlak sonucunda ortaya çıkan “anal fissür”, oluşum gösterdiği hastanın günlük yaşantısını da olumsuz olarak çok ciddi etkileyebilir. Bu noktada anal fissür rahatsızlığının hızlı bir şekilde uzman bir proktoloji hekimi tarafından tedavi edilmesi büyük önem arz etmektedir. Tedavi edilmeyen anal fissür, bölge yapısının işlevsel konumu itibari ile çok kolay bir şekilde apse oluşumunu tetikleyebilir. Apse oluşumunun meydana gelmesi ile de anal fistül rahatsızlığı kişinin makat bölgesinde oluşum gösterebilir.

 

Makat Çatlağı Bitkisel Tedavisi

 

Makat çatlağı (anal fissür) bitkisel tedavisi aslında bu rahatsızlıkta kesin çözümü sağlayabilen bir yöntem değildir. Bu tarz makat hastalıklarının tam anlamıyla iyileşme sürecine girebilmesi ancak uzman bir proktoloji hekiminin uygulayacağı tedavi yöntemleri ile mümkün olabilmektedir. Fakat bir takım bitkiler makat çatlağının hastaya vermiş olduğu ağrılı ve sancılı anların, geçici bir süre için, bir miktar azalmasına yardımcı olabilmektedir. Ayrıca bu tarz bitkiler ya da bitki kürleri anal fissürün makat bölgesine vermiş olduğu rahatsızlıkları daha aza indirgeyerek bölgenin yine belirli bir zaman zarfında rahatlamasına fayda sağlayabilmektedir.

 

Makat Çatlağı (Fissür) Kremi ve İlaçları Hakkında Bilgi Almak İçin Tıklayın.

 

Makat çatlağını farklı etki etme şekilleri ile daha dayanılabilir bir noktaya getiren bitkiler şu şekilde sıralanabilir:

Zeytinyağı:

Birçok derde deva olması ile bilinen zeytinyağı elbette ki makat bölgesinde gerçekleşen fissür rahatsızlığında da olumlu bir etkiye sahiptir. Tabi ki anal fissür hastalığı için kesin çözüm demek oldukça yanlış olacaktır fakat zeytinyağı, bağırsağın çalışma özelliklerini düzenleyerek sindirim sisteminin düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olabilmektedir. Bu sayede makat çatlağının oluşumunda büyük katkısı olan kabızlık etkenini ortadan kaldırmada etkili olabilmektedir. Makat çatlağı yani anal fissür sebebiyle anal bölgede ortaya çıkan çatlak ya da yırtıkların hastaya vermiş olduğu ağrı ve sızıları azaltıcı bir etkisi vardır. Bununla birlikte doğa mucizesi olan zeytinyağının, iltihap önleyici bir özelliği de bulunmaktadır.

Karakafes Otu:

Karakafes otu olarak bilinen bu bitkinin, özellikle cilt dokularında bulunan hücrelerin daha hızlı çoğalabilmesine katkı sağlayarak, hasar görmüş cilt dokularının daha hızlı bir şekilde onarılmasına yardımcı olur. Ayrıca makat çatlağı rahatsızlığının hastaya vermiş olduğu kötü hissiyatı bir noktaya kadar azaltabilir.

Aloe Vera:

Makat bölgesinde oluşan çatlakların, oluşumuna sebebiyet verdiği fissür rahatsızlığı sebebiyle ağrı yaratan anal bölgenin hastaya verdiği rahatsızlığı azaltmada büyük katkı sağlayan mucizevî başka bir bitkidir. Ayrıca çatlak sebebiyle zarar görmüş olan makat bölgesindeki hasarlı cilt dokusunun belirli bir ölçüde toparlanmasına zemin hazırlayabilir.

Buğday Tohumu Yağı:

Makat çatlağının bölgede yaratmış olduğu tahribatları, bir süreliğine hastanın daha minimal bir şekilde hissedebileceği bir noktaya taşıyıp, hem bölgeyi hem de hastayı rahatlatabilir.

Hindistan Cevizi Yağı:

Hindistan cevizi yağı etkisi ile zarar gören cilt dokusunun, yumuşayarak hastaya verdiği acı hissiyatını azaltıp, hastanın bir süreliğine kendini daha iyi hissedebilmesine yardımcı olabilir.

Yukarıda bahsedilen bitkisel yöntemlerin dışında, tamamen tedavi sağlayıp bölgeyi iyileştirme konusunda yetersiz kalsalar da makat çatlağı rahatsızlığının hastada yaratmış olduğu olumsuz etkileri bir süre için ya da belirli bir noktaya kadar azaltma konusunda yararlı olabilecek bir takım başka bitkilerde halk arasında bilinerek kullanılmaktadır. Bunlar; at kestanesi otu, güvercin ağacı, çakal otu olarak sıralanabilir. Sakinleştirici etkisi ile ebegümeci otu ve spazm önleme konusunda yardım sağlayan yabani yer elması da makat çatlağına sahip hastaların var olan tedaviye ek kullanmak isteyebilecekleri şifalı seçenekler olarak sayılabilmektedir.

Anal fissür (makat çatlağı) ile karşılaşıldığında hastanın bu tarz bahsedilen ve halk arasında sıkça kullanılan bitkileri tercih etmelerindense kesinlikle uzman bir proktoloji hekimine görünmeleri onları gerçek bir tedavi yoluna sokuyor olacaktır. Tavsiye edilen bu bitkiler de yine bilinçsizce kullanılmamalı ve “kesin tedavi edici etkisi olmadığı” bilinerek hasta tarafından uygulanmalıdır.

Bu bitkiler ve bitkisel yöntemler sadece bilgi amaçlıdır. Bahsi geçen bitkilerin kullanılması anal fissür hastalığının asıl tedavisini karşılamayacak ve uzman proktoloji doktor muayenesi ve tedavi yöntemleri olmadan bu bitkilerin başlı başına kullanılması, asıl tedavi sürecinin ötelenmesine neden olup hastalığın ilerlemesine yol açabilecektir. Bu sebeple bu yöntemlerin, hastanın “ek” olarak tercih edebileceği seçenekleri oluşturduğu bilinmeli ve muhakkak ilk etapta tıp biliminden yardım alınmalıdır.

 

Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623